🌐 TÜKETİCİ E-KÜTÜPHANESİ

📂 TÜKETİM, SAĞLIK VE GÜVENLİK

 

📄 Açlık veya açlık hissi, sağlıksız gıda tercihlerini pozitif etkileyebilmektedir (tıklayınız 1;tıklayınız 2). 

 

📄 Ağız sağlığı, kardiyovasküler ve inme gibi hastalık riskini artırabilmektedir. Ayrıca görece gençlerde ağız sağlığı hizmeti alma olasılığı düşük olabilmekte ve bunlarda daha fazla psikolojik sorunlar görülebilmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2).

 

📄Bu araştırmada (9 il), ilköğretim öğrencileri arasında yaşamı boyunca en az bir kez tütün kullanma oranı % 16.1, alkol kullanma oranı % 15.4 olarak bulunmuştur. Ayrıca madde kullanımın; erkek ve özel okulda okuyanlarda daha yüksek olduğu belirlenmiştir (tıklayınız).

 

📄 Çocuk giysilerinde; kordonların gerekenden uzun olması (7-14 yaşta: boyun bölgesinde 75 mm’yi aşması vb.), düğme mukavemetinin yetersizliği, süs amaçlı taş vb. içeren güvensiz ürünler, boğulma vb. sorunlara neden olabilmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2).

 

📄 Çocuk veya ergenler abur cubur-atıştırmalıkların anlamının farkında olsa da, bunları lezzet, hız, diğerlerinden etkilenme, ödüllendirilme gibi faktörlere bağlı tüketmekte ve önemli oranda ilgili risklerin farkında olmayabilmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2).

 

📄 Çocukların kozmetik kullanımı, toksik etki bakımından endişe kaynağıdır. Araştırmada 12 yaş altı çocukların % 70’den fazlasının kozmetik ürün kullandığı (önemli bir kısmı yutabilmekte), en önemli kullanma motivasyonunun ise oyun olduğu belirlenmiştir (tıklayınız).

 

📄 Diğerlerini memnun etme eğilimi (Sosyotropi; “hayır” diyememe, ayıp olmasın kaygısı vb.), sosyal kaygı gibi sorunların yanında; diğerlerinin istediği sağlıksız (şeker vb.) gıdaları yeme ve onlarla uyumlu yemeyle ilişkili olabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 Düşük sosyoekonomik düzeydeki tüketiciler “sağlıklı ürünleri daha az doyurucu-lezzetli” olarak algılayabilmekte ve doyuruculuğu sağlığa tercih edebilmektedir. Sağlıklı seçeneklerin algılanan doyuruculuğunu artırmak, bunun azaltılmasına katkı sağlayabilir (tıklayınız).

 

📄 Düzenli fiziksel aktivite (haftada 150 dk aktivite, günde 30 dk civarı yürüyüş vb.), sağlığı pozitif etkiler (kronik hastalıklar azalır vb.) (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3).

 

📄 Ergenlerde fazla şekerli içecek (asitli içecek, enerji içeceği vb.) tüketimi; kaygı bozukluğu riskinin artmasıyla ilişkili olabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 Ergenlerin (14-17 yaş) kısa uyuması (9.5 saat yerine 6.5 saat) daha fazla sağlıksız gıda (daha az meyve/sebze, şeker ilaveli, yüksek glisemik yüklü gıdalar vb.) tüketmesiyle ilişkili olabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 Fazla şeker tüketimi (günde 100g üzeri;~1 kutu asitli içecek+ 2-3 paket çikolata), kaygı ve depresyonla ilişkilidir (Kalori alımının max % 10’u önerilir. 2000 kcal için 200 kcal: 50 gr şeker~2 çikolata veya 1 kutu asitli içecek) (tıklayınız 1 tıklayınız 2).

 

📄 Fazla tüketimi toksik etki oluşturabilmesine karşın, hiç balık tüketmeyen hamilelerde düşük yapma oranı % 7.1 iken, haftada en azından bir tüketenlerde oranın % 1.9 olabildiği, hiç balık tüketmemenin düşük doğum kilosuyla da ilişkili olabildiği görülmektedir (tıklayınız).

 

📄 Gıda güvenliğiyle ilgili, tüketicilerin bilgi eksiklikleri (bulaştan önce gıda işleme tekniklerinden kaygılanma, farklı tabak kullanımı vb.) olabilmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3; tıklayınız 4).

 

📄 Hamilelik öncesi patates tüketimi gebelik şekeri gelişme olasılığını artırabilirken, bunu sağlıklı gıdalarla (sebze, tam tahıl  vb.) ikame etme riski önemli oranda azaltabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 İlişkilerde yaşanan sorunlar (sonlanma stresi vb.), alkol tüketimini pozitif yönde (benlik saygısı bu etkiyi azaltabilmekte) etkileyebilmektedir (kadınlarda daha etkili olabilmekte) (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3; tıklayınız 4).

 

📄 İş-aile çatışması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite olasılığını da azaltabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 İşkoliklik (aşırı ve takıntılı çalışma), psikolojik sorunların yanında belirli tüketici sorunlarını (sigara-alkol tüketimi vb.) etkileyebilmektedir (tıklayınız 1;tıklayınız 2).

 

📄 Kalori alımının önemli kısmını/çoğunluğunu oluşturabilen işlenmiş gıda (burger, paketli atıştırmalık vb.) tüketimi; şeker ve bağırsak kanseri gibi hastalık riskinin artmasıyla ilişkili olabilmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3; tıklayınız 4).

 

📄 Kredi veya banka kartı kullanımı, tüketicinin ödeme acısını azaltıp daha dürtüsel ve sağlıksız gıda satın alımlarını artırabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 Meyve sebze tüketimi, fiziksel-biyolojik sağlığın yanında, psikolojik sağlığımızı (depresif belirtiler, kaygı vb.) pozitif etkileyebilmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3).

 

📄 Online alışveriş kanalında, mağaza ortamına göre sağlıksız ürünler (şeker vb.) daha az tercih edilebilmektedir (fiziksel sunuma bağlı dürtüsellikten çok, arama, kategori veya sembolik sunuma bağlı incelemelerden kaynaklanabilir) (tıklayınız 1; tıklayınız 2).

 

📄 Özellikle sağlıklı gıdalar sübvanse edildiğinde, sağlıksız gıdalara (aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli vb.) getirilen vergilerin, bunların tüketimini düşürebildiği görülmektedir (düşük gelir grubunda etki daha yüksek) (tıklayınız).

 

📄 Pozitif yüz ifadesi içerikli sağlıklı yemek (brokoli vb.) yendiği uyarıcıya (video vb.) maruz kalma, kalmamaya göre çocukların daha fazla bunu tatma ve yemesine neden olabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 Tüketici ürünlerindeki (gıda paketleri, kozmetik ürünleri, oyuncaklar, plastik şişeler, bardak vb.) sentetik kimyasallar (flatatlar, Bisphenol A-BPA), ölüm riskini artırmaktadır (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3; tıklayınız 4).

 

📄 Tüketiciler lezzeti, sağlıksız gıdalarla daha fazla ilişkilendirme eğiliminde olup (“sağlıksız lezzetlidir” sezgisi veya inanışı), bu sağlıksız beslenme ve sağlık sorunlarını artırabilmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2).

 

📄 Tüketiciler online sağlıklı gıda uygulamalarını (sağlıklı ürün önerileri, filtreleme araçları, arama sonuçlarında önceliklendirme, alışveriş listesi besin değeri hesaplama vb.) genel olarak olumlu karşılamaktadır (tıklayınız 1, tıklayınız 2). 

 

📄 Tüketicileri kolaylık ve lezzet dolayısıyla düzenli olarak fast food tercih ederken, başarı hissi ve tüketirken hissedilen suçluluk duygusu dolayısıyla tüketmekten kaçınabilmektedir (tıklayınız).

 

📄 Yılda; her on kişiden birinin etkilendiği, yüzbinlerce ölüme sebep olduğu tahmin edilen gıda zehirlenmeleri; gelir-teknoloji yetersizliği gibi faktörlerin yanında tüketim süreçleriyle de ilgilidir (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3).

 

📄 Yumurta, et ve süt ürünleri tüketiminin, daha az depresif belirtilerle ilişkili olabildiği görülmektedir (tıklayınız).

 

📄 Yürüyen merdiven kazaları; diğer işlerle ilgilenme, dikkatsizlik, denge kaybı, acele etme gibi faktörlerden kaynaklanabilmektedir. Daha güvenli tasarım, güvenli ayakkabı giyme ve açık yönlendirmeler önerilir (tıklayınız).

 

📄 Zeytinyağı (özellikle sızma) tüketiminin, kalp krizi ve kanser gibi faktörlere bağlı ölüm riskini azaltabildiği görülmektedir (tıklayınız 1; tıklayınız 2; tıklayınız 3).

 

📂 DİĞER KATEGORİLERDE ARAŞTIRMALAR İÇİN TIKLAYINIZ.